Şub 15, 2015

Zeytin ve Yağları (Bülten 9)

Categories:
Zeytinlik

Son iki haftadır birşey yazmayınca yeniden başlamak itiraf ediyorum ki zor geldi.

Bir önceki hafta sömestr tatilinin fırsat bilip siteyle ilgili bazı ufak değişiklikler yaptırmıştım, bunlar muhtemelen sadece benim fark ettiğim küçük şeylerle bazı dostlarımızın haklı olarak beni uyardığı konular; özellikle üye kaydı sırasındaki matematik sorusu. Sorunu çözdük! Artık fizik soruları sormaya karar verdik!

Şaka şaka! Soru bilmece yok. Birkaç ay evvel bizi takip etmeye başlayan bir dostumuz daha o zamanlarda beni kayıdın zorluğu konusunda uyarmıştı. Ben de ona hak vermiştim ama sitenin yazılımını yapan arkadaşın fırsat bulup bunu sonuçlandırması geçen haftayı buldu. Sonunda sorudan kurtulduk ama ben söz verdiğimiz dostumuza rezil oldum, kendisinden burada özür diliyorum.

Şimdi hızlıca esas konuya girelim. Zeytin hasadı biliyorsunuz Eylül- Ekim’de başladı. Bir yandan bazı yörelerde (özellikle Ayvalık ve civarı) tam çiçeklenme zamanı vakitsiz gelen yağmurlar sebebiyle düşen rekolte diğer yandan da kömür çıkarmak için yapılan ağaç katliamı geçen seneye damgasını vurdu. Yırcalıda şimdilik daha fazla katliam önlemiş olsa da torba yasada yer alan bir madde bu raundun rövanşının çok ağır olacağını gösteriyor.

GizliTat’ı fikir aşamasından beri takip edenler bilirler: Biz yola çıkarken senelerdir evimizde kullandığımız ve çok memnun kaldığımız aynı zamanda son 12 yılda yurtdışındaki çeşitli yarışma ve fuarlarda 65 ödül alan Laleli yağlarını bulunduracağımızı söylemiştik. Ancak onlarda daha yaz başında bazı ürünler tükenmişti. Mesela çok sevdiğimiz organik zeytinyağı, erken hasat posalı sızma yağ, organik kırma yeşil zeytin gibi.

Hasat sonrası zeytin ve yağı tabii hemen hazır olmadı. Çünkü yağ elde edildikten sonra bir süre dinlenmesi posanın dibe çökmesi gerekiyor. Sofralık zeytinlerin işlenmesinde ise bu süreç daha uzun. Yeşil zeytin nisbeten daha çabuk acılığından arındırılırken siyahta daha fazla uğraşmak gerekiyor. Süre biraz da kullanılan malzeme ve yönteme de bağlı tabii ki. Mesela kostik kullanılırsa (İspanyol yöntemi diyorlar) süre çok daha kısa olabiliyor ancak biz kostikle işlenmiş zeytinlere sitede yer vermiyoruz. Zeytin ve zeytinyağları ile ilgili sitemizde iki yazımız var: zeytin çeşitleri ve işleme metodları farkları, zeytinyağı üretim metodları, sulu sistem, soğuk sıkım, kontinü, vb. Aslında bu konuda meraklı olanların bildikleri şeyler belki ama bir amacımız da daha önce ilgilenmemiş olanlara hap şeklide kısa bilgi verebilmek.

Tüm bunları anlatırken bir de şaşırtıcı bir gözlemimi kısaca paylaşmak istiyorum. Feshane’deki günlere pek fazla gitmem. Ama yolum oradan geçmişse uğrarım, belki değişik birşey bulabilirim diye. Çünkü çoğunlukla özel birşey bulamayabiliyorsunuz. Siz o yöreden gelen yetiştirici ve üreticileri beklerken bir de bakıyorsunuz ki aynı kişiler ve aynı ürünler (genelde Rami- Bayrampaşa yöresinden)!

Neyse orada bir standda zeytin ve zeytinyağı vardı. Daha hasat dönemi de yeni başlamış, nasıl oluyor da doğal yöntemlerle işlenmiş yeni hasat zeytin bulunabiliyor çözemedim. Ayrıca yağları da vardı. Satıcıya yaklaştım yağın nerenin ürünü olduğunu sordum, Ayvalık dedi. Sonra üzerindeki etiketi fark ettim, baktım Antalya yazıyor. Kendisine söyledim. Adam bana zeytinler Ayvalık’tan geliyor, fabrika Antalya’da abi dedi. Ben yağ işleme kapasitesi olarak tam tersini duymuştum ama demek ki hep yeni şeyler öğreniliyor! Bu arada küçük bir parantez açalım: Antalya yağı kötü demek değildir, hatta Nar Gourmet’in Antalya yöresi yağları İtalya’da ödül aldı. Keşke o tüccar da bana Antalya yağı bu abi deseydi.

Laleli’nin yağ ve zeytinlerini artık sitemizde bulabilirsiniz.

Dostluk ve sevgiyle.