May 10, 2015

Bir Konu, Tarih ve Marul (Bülten 20)

Categories:
İstanbul Marul Bayramı, paskalya yumurtası

Uzun zamandır değinmek istediğim bir konu vardı, özellikle marketlerde satılan mamüllerin bizlere nasıl ulaştığı ile ilgili. Çok az sayıda üretici kendisi doğrudan satış yapar ya da yapabilir. Bizim bu siteyi kurma amacımız da zaten aslında fazla bilinmeyen ancak artizan üretim yapanlara ulaşıp onların ürünlerini bu siteden doğrudan sunma arzusu idi.

Bu amaçla Anadolu’da dolaştık, birçok üretici tanıdık. Gıda üretim, dağıtım ve satış zincirini daha yakından gördük. Son yıllarda giderek artan ölçüde piyasaya şık ambalajlı adında Gurme ya da Çiftliği kelimeleri olan markalar girdi. Biz gezilerimiz sırasında bu markaları daha yakından gördük ve pek çoğunun aslında Çiftlik olmadığını hiçbir üretim yapmadıklarını ve çoğunlukla bizim de çalıştığımız üreticilerin ürünlerini ya onlara fason olarak paketlettirdiklerini ya da kendilerinin paketlediğini öğrendik.

Aslında tamamiyle üreticinin kendi markası ile sunulan ürünlerle aynı olan bu mamüller, lüks zincir marketlerde orijinalinin ve bizim sitemizdekinin %30-70 üzerinde fiyatlarla satılıyorlar. Bunu anlamak ise eğer ürünü tanımıyorsanız çok kolay değil. Çünkü etiketlerde zaman zaman sadece asıl üreticinin üretim izni (TR-09-K-xxxxx gibi) yazarken diğerlerinde ise marka kendisi paketleme izni aldı ise bunu dahi yazması gerekmiyor. Bir örnek, ayva ekşisi. Her tadanın bayıldığı bu lezzeti Türkiye’de yapan bulabildiğimiz sadece iki üretici var. Biri Karadeniz bölgesinde ve adını biz dahi hala bulamadık, diğeri ise Aydın’da sitemizde yer alan üreticimiz.

İstanbul Marul Bayramı
İstanbul Marul Bayramı
Yedikule bostancı

Bu sıkıcı nottan sonra güzel bir etkinlik haberi. Bu haftasonu yıllar sonra (en son 1938’de yapıldığına dair gazete haberi var) ilk defa İstanbul’da Marul Bayramı yapıldı. Bir zamanlar yarışmalara konu olan marulların geçmişte Yedikule’de 8 kg’a varan büyüklüklere ulaştığı biliniyor. 1500 yıllık bu bostanların bir kısmının daha Belediye tarafından tahrip edilmesi sonrasında kamuoyunda farkındalık yaratmak üzere Slowfood Fikir Sahibi Damaklar convinium’u tarafından organize edilen bu etkinlik, Cuma günü SALT Beyoğlu’nda başladı. Cumartesi günü Yedikule Surp Pırgiç Hastanesinin karşısındaki kahvehanede devam eden etkinliğin ilk konusu İstanbul Şenlikleri idi. Ardından Bayrama destek veren Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı adına Necdet Sakaoğlu, Faruk Pekin ve Hayri Fehmi Yılmaz gibi üç değerli isim tarafından Yedikule surları çerçevesinde Bizans, Ermeni, Rum ve Osmanlı tarihi anlatıldı.

Faruk Pekin'le Yedikule
Faruk Pekin'le Yedikule
Faruk Pekin'le Yedikule

Bu gezi sırasında gördük ki, 1453 yılında fethedilene kadar şehri ve dolayısiyle Bizans İmparatorluğu’nu 900 yıl korumuş olan ve Dünya’da artık bir benzeri kalmayan bu surlar maalesef hak ettiği ilgiyi bulamadığı gibi bazı yerlerde biriken çöpler, bilinçsizce yapılan parklar sebebiyle gezilemez fark edilemez olmuş. Bizans’tan kalma kulelerin önünde yer alan park ve yapılar bu çok önemli yapının ve kapının görünmesini engelliyor. Dahası, eskiden Hisarlar Müdürlüğü’ne bağlı olan zindanlar özel sektöre kiralandığından beri kapalı, içeri girilemiyor bile. Umarız bir gün hak ettiği değeri bulur ve bizler de hem gezer hem de şehrimize gelen konukları o kapıların ihtişamı ile karşılarız.

Dostluk ve sevgiyle.