Bal hasadı, Datça

Bal hasadı hep arzu ettiğimiz, ama uygun zamanlamayı yakalayamadığımızdan daha önce yapamadığımız bir tecrübe idi. Başta biraz ürkütücü olan ama alışınca son derece zevkli geçen bu deneyimi paylaşmak istedik.

Datça’daki üreticimizin kovanları Yazkam Ovasında yoldan bir hayli içeride. Bir bademliğim içinden girilip yol olmayan ama tekerlek izleri olan bahçelerden geçilip gidiliyor. Yolda zaman zaman inip arabanın altını sürter miyiz diye bakmamız da gerekti. Eren Bey’in rehberliği olmasa bize tarif hatta GPS koordinatı bile verse asla erişemezdik.[/vc_column_text]

Yazkam ovası bal kovanları, Datça
Bal hasadı, kovanlar
Bal hasadı, Yaka Köyü, Datça

Arabayı kovanlardan uzakta park ettik ve hemen çıkıp uzaktan birkaç fotoğraf çektik. Bu arada Eren Bey seslenerek bize giysi istedi. Biz daha önce kovanlara yaklaşmış hatta ziyaret ettiğimiz arıcıların yanında üzeri açılmış kovanların içlerine dahi üzerimize hiçbir koruyucu giysi giymeden bakma cesaretiini göstermiştik. Bunun da benzer birşey olacağını zannediyorduk, ama yanılmışız.

Giysileri giyip sağım alanına yaklaşınca Eren’in neden bu kadar telaşlandığını anlayabildik. Petekleri çıkarılıp balları ellerinden alındığı için son derece kızgın olan arılar sadece bu işi yapanlara değil etrafta gördükleri herkese saldırıyor ve çizgi filmlerdeki gibi insanları birkaç yüz metre takip dahi ediyorlardı. Alışana kadar her saldırıya uğradığımızda çözümü kovanlardan uzakta ağaçların içlerine girip hareketsiz kalarak bulduk. Zaman zaman yerimizden çıkıp birkaç kare çekip yeniden kaçıyorduk.

Önce eldivensiz başlayan bu deneyimin ardından sağım bölgesine yaklaşmak isteyince bu şekilde olamayacağını anladık. Tüm bu giysilere rağmen kovanlara yaklaştıkça giysilerimize sürekli çarpan arılar sanki bir delik bularak içeri girmiş hissi verdiklerinden uzun süre korku ve telaşı üzerimizden atamadık. Ama insna alışıyor, o zaman daha rahat olabildik.

Sağım sırasında arıları kovanlardan çıkarmak için tezek ve çam kozalağı yakıyorlar. Bu onları kovandan kaçırıyor ama kızgınlıklarını almıyor ve çevreye dağılarak bizlere dehşet saçıyorlar. Bu arada kovandan alınan petekler ise bir el arabasında sağım odasına alınıyor.

Bal hasadı, Yazkam Ovası
Peteklerin sırlarının alınması
Bal süzme çadırında

Sağım odası bize çok ilginç geldi. Burası bir çadır. İçinde birkaç kişi çalışıyor. Kimisi peteklerin üzerindeki sırları temizliyor. Kimisi bunları krom santrifüj makinesine yerleştiriyor. Sırları alınıp makinede hızla çevrilen peteklerden ballar ayrılıp haznede birikiyor. Bunlar da toplanıp tanklara alınıyor. Ama içerisi arıdan arındırılmış değil. Buna rağmen içerideki arılar dışarıdakiler gibi saldırgan değiller, sanki durumu kabullenmişler. Onun için çalışanlardan çoğu maske takmıyor, ama biz takmaya devam ettik.

Sağımda önce peteklerin üzerindeki kalın koruyucu sır bir spatula ile kazınıyor. Kazınan sırlar bir yerde biriktiriliyor, petekler ise kromdan silindir bir kazana alınıyor. Bu kazanda kazanın ekseni etrafında dönen paletler, üzerlerinde de petekleri tutacak kollar var. Petekler takılıp düzenek çevrilmeye başlayınca merkezkaç kuvvetiyle ballar peteklerden sızıyor ve aşağıda toplanıyor.

İşimiz bittiğinde teşekkür ederek Eren Bey ile beraber uzaklaştık, tabii bizi takip eden arılarla beraber. Onun için hemen arabaya da binemedik. Allah’tan aracımızı kullanan arkadaşımız hiç arabadan çıkmamıştı. Ondan bölgeden birkaç yük metre uzaklaşmasını istedik ve biz peşinden yaya olarak devam ettik. Ancak arılardan tamamen kurtulduğumuza kanaat getirince soyunup arabaya binebildik. Bu arada fotoğraf makinemiz yapış yapış olmuştu ve bal kokuyordu. Ne kadar ıslak mendillerle sildiysek de bu koku ve yapışkanlığın tamamen gitmesi birkaç gün aldı ya da bize öyle geldi.

Muhtemelen ileriki yıllarda daha az panik olarak daha güzel fotoğraf ve videolarla tekrar edeceğimiz bu deneyimde bize destek veren Eren Bey’e teşekkürlerimizle.

Yazımızda geçen üreticimize bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Ballarımıza ise buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

[/vc_column][/vc_row]